Kelimeler bazen bir yarayı sarar, bazen de yaranın varlığını görünür kılar. Edebiyatın en kadim işlevlerinden biri budur: Acıyı anlatıya dönüştürmek. “Lastik ilaç ne işe yarıyor?” sorusu ilk bakışta teknik, hatta sıradan görünebilir; oysa bu soru, metinlerin derinliklerine indiğimizde bir sembol, bir anlatı düğümü, bir iyileşme arzusunun mecazı olarak karşımıza çıkar. Lastik ilaç, yalnızca bir nesne değil; bastırılmış acıların, geçici çözümlerin ve insanın kendi yaralarıyla kurduğu ilişkinin edebi bir karşılığıdır. Bu yazıda lastik ilacı edebiyat perspektifinden ele alacak; farklı metinler, türler ve kuramsal yaklaşımlar üzerinden bu kavramın ne işe yaradığını, neyi temsil ettiğini ve neden anlatılarda bu kadar tanıdık hissettirdiğini irdeleyeceğim.…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Hiç De Bile Nasıl Yazılır? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Pedagojik Bakış Hayatın her alanında dil, iletişim kurmamızı sağlayan temel bir araçtır. Ancak dilin sadece doğru kullanımı değil, aynı zamanda doğru anlamlandırılması da oldukça önemlidir. Her bir kelime, öğrenme süreçlerimizi şekillendirir. Bugün gündeme getireceğimiz konu ise, Türkçede sıkça karşılaştığımız bir yazım hatası ve bunun üzerinden, dilin eğitime etkisini sorgulamamıza olanak sağlayan önemli bir soru: “Hiç de bile nasıl yazılır?” Bu soruya vereceğimiz cevap, sadece yazım kurallarıyla sınırlı kalmayacak, aynı zamanda öğrenmenin doğasına, öğretim yöntemlerine, öğrenme stillerine ve toplumsal bağlama nasıl etki ettiğini incelememize de olanak tanıyacaktır. Dil öğrenimi, hepimiz için…
Yorum BırakHangi Davalarda Savcı Bulunur? Edebiyat Perspektifinden Bir Bakış Kelimeler, evreni dönüştüren bir güce sahiptir. Her sözcük, yalnızca bir ses ve anlam birimi değil, aynı zamanda bir dünya yaratma potansiyeli taşır. Edebiyat, bu gücü anlamanın ve deneyimlemenin bir yoludur. Bir roman, şiir ya da hikaye, yalnızca karakterlerin dünyasında değil, aynı zamanda toplumsal yapılar, hukuk sistemleri ve etik meseleler hakkında da derin düşünceler uyandırabilir. Peki, bir savcı, bir davanın merkezine nasıl yerleşir? Edebiyat bu soruya nasıl yanıt verir? Edebiyatın gücünü, metinlerin farklı boyutları üzerinden inceleyerek, bir savcının rolünü düşündüğümüzde, sadece hukuki bir mesele değil, ahlaki, toplumsal ve bireysel bir sorgulama da başlatıyoruz.…
Yorum BırakDoku Kaç Günde Tutar? Antropolojik Bir Perspektiften İnsan Bedeni, Kültür ve Kimlik Dünya üzerindeki kültürler, insanların birbirinden ne kadar farklı yaşam tarzları geliştirdiğini gösteren ilginç bir örüntü sunar. Her kültür, insan bedenini, sağlığı ve ölüme dair farklı anlayışlar üretir. Doku iyileşmesi, yaranın kapanması, bedenin fiziksel olarak yeniden inşa edilmesi gibi biyolojik süreçler, aslında bu kültürlerin inançları, ritüelleri ve kimlikleriyle şekillenir. “Doku kaç günde tutar?” sorusu, basit bir biyolojik sorudan çok, insanın kendini yeniden tanımladığı ve kültürel normlarla çevrili bir süreç haline gelir. Antropolojik bir bakış açısıyla, bu soruya yanıt verirken, kültürlerin çeşitliliğine ve insanların bedenini algılama biçimlerine derinlemesine inmeyi hedefleyeceğiz.…
Yorum BırakBiri Yer Biri Bakar Kıyamet Ondan Kopar: Felsefi Bir İnceleme Giriş: Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Üzerine Düşünceler Hayat, sürekli bir değişim içinde olan bir yolculuk gibidir; kararlar, seçimler, eylemler ve sonuçlar arasında gidip geliriz. Ancak, her adımda bu değişimin doğasına dair sorularla karşılaşırız. Bir kararın, eylemin veya bakış açısının ardında ne tür doğrular vardır? Etik anlamda doğruyu nasıl buluruz? Bilginin kaynağını sorguladığımızda, “Gerçek nedir?” diye sormamız gerekmez mi? Varlığın anlamını ve neyin gerçek olduğunu keşfetmek, varoluşumuzun bir parçasıdır. Bu tür felsefi sorulara anlam katmaya çalışırken, yaşamımızın küçük seçimlerinin bile büyük sonuçlara yol açabileceğini anlamaya başlarız. Hani derler ya: “Biri yer,…
Yorum Bırakİngilizce “Trak” Ne Demek? Felsefi Bir İnceleme Hayat, anlam arayışında sıkça karmaşık ve derinlemesine sorularla karşı karşıya kalmamıza sebep olur. “Gerçek nedir?”, “Bilgiyi nasıl ediniriz?”, “Ahlaki doğrularımız neye dayanır?” gibi sorular, sadece felsefi tartışmaların değil, aynı zamanda günlük yaşamımızın da temel taşlarını oluşturur. Bu yazıda ise, daha küçük ama yine de düşündürücü bir soruya odaklanacağız: “İngilizce ‘trak’ ne demek?” Bazen en basit gibi görünen kelimeler, derin felsefi soruları ve ontolojik ikilemleri gündeme getirebilir. Kelimelerin anlamları, yalnızca dildeki fonksiyonlarını yerine getirmekle kalmaz, aynı zamanda onları kullanan toplumlardaki değer yargılarını, bilgiyi edinme biçimlerini ve toplumsal yapıları da yansıtır. Peki, “trak” kelimesinin dildeki…
Yorum BırakÖz İndüksiyon EMK’sı: Edebiyatın Gizemli Elektriksel Gücü Edebiyat, kelimelerin ardındaki duyguları, düşünceleri ve insan deneyimlerini yakalamak için kullanılan bir araçtır. Her metin, bir anlatının derinliklerinde bir tür gizem barındırır ve kelimeler, bazen sıradan bir gerçekliği, bazen de evrensel bir gerçeği ortaya çıkaran güçlü ışıklar gibi parlar. Tıpkı fiziksel dünyanın görünmeyen yasaları gibi, edebiyatın da belirli bir “gizli” dinamiği vardır. Bu yazıda, elektriğin bir tür sembolü haline gelmiş ve düşüncelerimizi şekillendiren bir fenomen olarak karşımıza çıkan öz indüksiyon olgusunun, metinler ve anlatılar aracılığıyla edebi bir derinlik kazanmasını inceleyeceğiz. Öz indüksiyon, fiziksel dünyada, bir manyetik alanın bir iletkende indüklediği elektromotor kuvveti ifade…
Yorum BırakYaz Tatili Bavulunda Neler Olmalı? Yaz tatili… O kadar uzun beklediğimiz, sonunda kavuştuğumuz ve günlerce hayalini kurduğumuz o güzel zaman dilimi. Tatil hazırlıkları, özellikle bavul hazırlığı, işin en eğlenceli kısmı gibi görünse de bazen, o kadar çok şey getirmeyi unuturuz ki. O yüzden, her yıl olduğu gibi, bu yıl da yaz tatili bavulunda neler olmalı sorusunun cevabını araştırmaya karar verdim. Ama işin içine biraz da kişisel deneyim ve gözlemlerimi katmak istiyorum. Çünkü bazen, tatil için en gerekli şeylerin, tatilin kendisinden önce belirlenmesi gerektiğini unuturuz. Bavul Hazırlığının İlk Adımı: Gerçekten Ne Gerekiyor? Bavul hazırlamaya başladığınızda, her şey heyecan verici ve çok…
Yorum BırakYüksek Basınçta Ne Olur? Siyasal Güç İlişkilerinde Sıkışan Toplumlar Toplumlar sürekli olarak değişir ve bu değişimlerin çoğu, bir dizi dış ve iç faktörün baskısı altında şekillenir. Toplumsal ve siyasal yapıların sabırlı bir dengeyle var olduğunu düşünsek de, bu denge çok kolay bir şekilde bozulabilir. Ancak sistemdeki bu ani değişimler ya da dönüşümler genellikle yüksek basınç koşullarında gerçekleşir. Toplumlar, toplumsal ve siyasal sistemlerdeki büyük baskılara nasıl tepki verir? Gücün merkezileşmesi, meşruiyetin sorgulanması, demokrasiye karşı katılımın azalması gibi faktörler, toplumun temel yapı taşlarını sarsabilir. Ancak bu tür “yüksek basınç” durumlarının ne tür sonuçlar doğurduğunu anlamak, aynı zamanda siyaset biliminde güç, iktidar, kurumlar…
Yorum BırakYaprak Güzeli Nasıl Renk Değiştirir? Pedagojik Bir Bakış Bazen, tıpkı doğada olduğu gibi, bizler de farklı bir renk alırız. Öğrenmenin dönüştürücü gücü, kişisel gelişimin en güzel örneklerinden biridir. Hayat boyu süren bir öğrenme yolculuğunda, tıpkı bir yaprağın güzellikler içinde renk değiştirerek farklı bir evreye geçmesi gibi, bizler de çeşitli deneyimler, bilgiler ve tecrübelerle dönüşürüz. Her insanın öğrenme süreci farklıdır, ancak bir yandan da her öğrenme yolculuğu bir başkasınınkine benzeyebilir. Bu yazıda, yaprak güzeli gibi renk değiştirmenin ne demek olduğunu pedagojik açıdan ele alacağız ve öğrenme süreçlerini daha iyi anlamamıza katkı sağlayacak bir bakış açısı geliştireceğiz. Yaprak Güzeli ve Öğrenmenin Evrimi…
Yorum Bırak