İçeriğe geç

Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir ?

Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir? Kayseri’den başlayan bir arayış

Buna da Göz Atın: Dükkanlar asansör masrafına katılır mı ?

Merhaba! Zih sayfasında bugün “Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir” konusunu tüm yönleriyle ele alıyoruz.

Bazı sorular var ki, insanın aklında bir bilgi arayışı olarak başlamıyor. Daha çok iç sıkıntısı gibi başlıyor. Bir boşluk hissi… doldurulması gereken ama neyle doldurulacağı bilinmeyen bir boşluk. Benim için “Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir?” sorusu tam olarak böyle başladı.

Kayseri’de, kışın sertliğiyle insanın içini de sertleştiren günlerden birinde, defterime bir cümle yazmışım: “Büyük bir ağacın altında durursam, her şey daha az karmaşık olur mu?” O cümleyi yazdığım günü çok net hatırlıyorum. Çünkü o gün gerçekten yorulmuştum. İnsanlardan değil, hayattan. Sürekli bir şeyleri yetiştirme telaşından, içimde bitmeyen düşüncelerden.

Bir fotoğrafla başlayan huzursuzluk

Kayseri’de bir akşam ve ekrana düşen görüntü

O akşam telefonumda kaydırırken bir fotoğraf gördüm. Devasa bir çam ağacı. İnsanlar etrafında minicik kalmıştı. O an içimde garip bir şey oldu. Hem hayranlık hem de hafif bir kıskançlık gibi. O kadar büyük, o kadar sakin, o kadar zamana direnmiş bir şeydi ki… Ben ise aynı gün içinde onlarca kez kendimi yetersiz hissetmiş biriydim.

İşte o an ilk kez net bir şekilde sordum: “Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir?”

Soru basit gibi görünüyordu ama içimde açtığı şey basit değildi. Sanki o ağacı bulursam, kendime de biraz yaklaşacakmışım gibi hissettim.

Günlüğe düşen ilk kırılma

O gece defterime şunu yazmışım:

“Bir ağaç bu kadar büyükse, ben neden bu kadar küçüğüm gibi hissediyorum?”

Bu cümleyi şimdi okuduğumda biraz dramatik geliyor ama o an öyle değildi. Gerçekti. İçimde büyüyen bir yorgunluk vardı. Ve sanki “Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir?” sorusunun cevabı, bu yorgunluğu azaltacak bir şeydi.

Arayış başlıyor: Haritalar, notlar ve kaçış isteği

İnternette kaybolmak

Ertesi gün işe gitmek yerine, öğle arasında telefonumda saatlerce araştırma yaptım. “Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir?” diye yazdıkça farklı yerler çıktı karşıma. İspanya, Amerika, bazı Akdeniz köyleri…

Ama her yeni bilgi, içimdeki heyecanı biraz daha büyütüyordu. Çünkü mesele sadece bir ağaç bulmak değildi. Mesele, o ağaca giden yolu hayal etmekti.

Bir noktadan sonra şunu fark ettim: Aslında ben bir yer aramıyordum. Ben bir his arıyordum.

Kayseri’den uzaklaşma fikri

O gün işten çıktıktan sonra otobüste camdan dışarı bakarken düşündüm. “Ya gerçekten gidersem?”

Kayseri’nin soğuk akşamları, gri sokakları, tanıdık ama sıkıcı gelen düzeni… Hepsi bir anda uzaklaşmak istediğim bir şeye dönüştü.

“Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir?” sorusu artık bir Google araması değil, bir kaçış planıydı.

Yolculuk kararı: İçimdeki huzursuzluğun peşinden

Valiz değil, defter hazırladım

Gerçekten yola çıkmadan önce en tuhaf şeyi yaptım: valiz hazırlamadım. Sadece defterimi aldım.

Çünkü içimde bir ses şunu diyordu: “Bu yolculukta taşımak istediğin şey eşyalar değil, düşünceler.”

Biletimi aldığımda içimde hem heyecan hem de korku vardı. Çünkü “Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir?” sorusunun cevabını bulmak, aslında kendimle karşılaşmak gibiydi.

Otobüste geçen uzun saatler

Otobüs Kayseri’den uzaklaştıkça içimdeki düşünceler de değişti. Bir yandan heyecanlanıyordum, bir yandan da pişmanlık hissi vardı.

“Ya abartıyorsam?” diye düşündüm. “Bir ağaç için bu kadar yol gitmek… saçma mı?”

Ama sonra o fotoğraf geldi aklıma. İnsanların yanında minicik kaldığı o dev çam. Ve içimdeki ses tekrar konuştu: “Bazen küçük hissetmekten kurtulmak için büyük şeylere yaklaşmak gerekir.”

Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir? İspanya’da bir sessizlik

İlk karşılaşma

Yolculuk uzun sürdü. Uçak, aktarma, küçük kasabalardan geçiş… Ve sonunda İspanya’nın güneyine, daha sakin, daha taş kokan bir bölgeye ulaştım.

Orada biri bana yolu tarif ettiğinde ilk defa gerçek cevabı duymuş gibi oldum:

“Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir? Granada kırsalında, eski ormanların içinde.”

O an içimde bir şey çözüldü. Sanki uzun zamandır sıkışmış bir duygu yavaşça nefes almaya başladı.

Ormana giriş

Ormana ilk girdiğim anı unutamam. Sessizlik vardı ama boş bir sessizlik değil. Dolu bir sessizlikti. Rüzgârın ağaçlarla konuştuğu bir sessizlik.

Ve sonra onu gördüm.

Gerçekten gördüm.

Dev bir çam ağacı. Gökyüzüne uzanan, insanı küçülten değil, insanı susturan bir varlık gibi.

O an sadece durdum.

İlk his: hayranlık

İlk hissettiğim şey hayranlıktı. Ama öyle “güzelmiş” hayranlığı değil. Daha derin bir şey. Neredeyse saygı gibi.

“Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir?” sorusunun cevabı artık bir bilgi değildi. Bir deneyimdi.

Ağacın altında: Kendimle yüzleşme

Oturuş ve sessizlik

Ağacın altına oturdum. Hiçbir şey yapmadım. Sadece oturdum.

Kayseri’deki günlerimi düşündüm. Koşuşturmayı, yetişmeye çalıştığım şeyleri, sürekli eksik hissettiğim anları…

Ve ilk defa şunu net hissettim: Ben aslında hep acele ediyormuşum.

Bu ağacın acele etmesine gerek yoktu. Yüzlerce yıl boyunca burada durmak yetiyordu.

İçimde yükselen kırılma

Bir noktada gözlerim doldu. Bunu saklamayacağım. Çünkü o an içimde bastırdığım her şey yüzeye çıktı.

“Ben neden böyle hissediyorum?” diye sordum kendime.

Cevap gelmedi. Ama ağacın varlığı bir cevap gibiydi.

Sanki diyordu ki: “Her şey büyümekle ilgili değil. Bazen sadece var olmak yeter.”

Geri dönüş: Aynı insan değilim

Yolun dönüş tarafı

Kayseri’ye dönerken içimde garip bir sessizlik vardı. Eskisi gibi değilim. Ama tamamen başka biri de değilim.

Sadece daha sakinim.

“Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir?” sorusunun cevabını biliyorum artık. Ama daha önemlisi, o sorunun bana ne yaptığını biliyorum.

Deftere son yazı

Döndüğüm gece defterime şunu yazdım:

“Büyük bir ağacın altında küçülmek kötü değilmiş. Asıl kötü olan, hiç durmadan büyümeye çalışmakmış.”

O cümleyi yazarken ilk defa içimde bir hafiflik hissettim.

Son düşünce: Büyük olan ne?

Şimdi geriye dönüp baktığımda anlıyorum. Aslında ben bir ağacı aramıyordum. Ben kendimi arıyordum.

“Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir?” sorusu beni bir yere götürdü evet, ama asıl götürdüğü yer içimdi.

Kayseri’de hâlâ aynı sokaklarda yürüyorum. Ama artık bazı günler gökyüzüne daha uzun bakıyorum. Ve içimden sessizce şunu geçiriyorum: Büyük olan şey her zaman dışarıda değil. Bazen insanın içinde büyüyor.

Zih sayfamızı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. “Dünyanın en büyük çam ağacı nerededir” hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://socialbayi.com https://korloff.com.tr https://dekorelle.com.tr Sitemap
vdcasino